İçeriğe geç
AC

İcra Satışı ve Mal Beyanı Uyuşmazlığında İcra Mahkemesi: Şikâyet Yolu mu, Dava Yolu mu?

17 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İcra dosyasında yapılan bir işleme karşı çıkmak isteyen taraf, çoğu zaman aynı dilekçeyi yazar. Oysa İİK, birbirine benzeyen ama süresi ve mercii farklı olan üç ayrı yol tanır: şikâyet, itiraz ve dava. Yolun yanlış seçilmesi, esasında haklı bir talebin süre yönünden reddedilmesine yol açar.

Üç Yolu Ayırmak

Şikâyet, icra dairesinin işleminin kanuna veya olaya uygun olmadığı iddiasıyla icra mahkemesine yapılır ve kural olarak kısa bir süreye tabidir. Kamu düzenine ilişkin bazı hallerde ise süresiz şikâyet mümkündür. İtiraz, takibin dayanağına yönelir ve icra dairesine yapılır; borca veya imzaya itiraz bu kapsamdadır. Dava ise istihkak, menfi tespit veya istirdat gibi maddi hukuka dayanan taleplerde gündeme gelir. Aynı dosyada üç yol da işleyebilir; ancak her birinin süresi ayrı hesaplanır.

Satış Aşamasında Kontrol Noktaları

  1. Kıymet takdirine ilişkin raporun tebliği: rapora karşı süresinde başvurulmazsa değer, satışa esas alınır.
  2. Satış ilanının usulüne uygun tebliği: ilgililere tebliğ edilmemesi ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülebilir.
  3. Satış giderlerinin ve avansın süresinde yatırılıp yatırılmadığı.
  4. Taşınmaz üzerindeki şerh, irtifak ve kira ilişkilerinin ilanla uyumu.
  5. İhalenin feshi istemi için öngörülen kısa sürenin başlangıcı: ihale tarihi ve öğrenme anı ayrı ayrı not edilmelidir.

İhalenin feshi istemi icra mahkemesine yöneltilir. Talebin reddi halinde para cezasına hükmedilmesi ihtimali bulunduğundan, başvuru somut fesih sebeplerine dayandırılmalıdır.

Mal Beyanı Yükümlülüğü

Ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlunun mal beyanında bulunma yükümlülüğü doğar. Beyanda bulunmamanın yaptırımı ile gerçeğe aykırı beyanın sonuçları birbirinden farklıdır; ikincisi ayrıca cezai boyut taşır. Beyanın kapsamı yalnızca taşınır ve taşınmazlarla sınırlı değildir; üçüncü kişilerdeki alacaklar, ortaklık payları ve gelir kaynakları da bildirilmelidir. Mali durumun sonradan değişmesi halinde beyanın güncellenmesi gerekir. Alacaklı tarafında ise beyanın gerçekliğinin araştırılması, haczi kabil malların tespiti bakımından belirleyicidir.

Görev, Yetki ve Yargılama Usulü

İcra hukukuna özgü istemler icra mahkemesinde, kural olarak takibin yapıldığı yerde incelenir. İstihkak ve menfi tespit gibi davalarda ise HMK hükümleri devreye girer ve görevli mahkeme talebin niteliğine göre belirlenir. Ticari nitelikteki alacaklarda asliye ticaret mahkemesinin görev alanı gündeme gelebilir. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce talebin icra hukukuna mı maddi hukuka mı dayandığı netleştirilmelidir.

Yapılandırma mı, Uyuşmazlığı Sürdürmek mi

Satış aşamasına gelmiş bir dosyada tarafların taksitlendirme üzerinde anlaşması mümkündür. Anlaşmanın icra dosyasına usulüne uygun biçimde geçirilmesi, hacizlerin akıbetinin ve temerrüt halinde takibin nereden devam edeceğinin yazılması gerekir. Aksi halde ödeme yapılmasına rağmen satış süreci işlemeye devam edebilir.

Uyarı

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tebliğ tarihleri, dosyanın aşaması ve takibin türü izlenecek yolu değiştirir. İcra dosyalarında süreler çok kısa olduğundan gecikmeden hukuki değerlendirme alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla