İçeriğe geç
AC

İcrada Satış ve Mal Beyanı: Şikâyet Hangi Mahkemeye Yapılır?

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

İcra takibinde borçlunun da alacaklının da en çok hata yaptığı nokta, itiraz ile şikâyeti birbirine karıştırmak ve dilekçeyi yanlış makama vermektir. İİK ve HMK ekseninde bu rehber, satış süreci ile mal beyanı yükümlülüğünü, başvuru adresini merkeze alarak açıklıyor.

İtiraz mı, Şikâyet mi, Dava mı?

Ödeme emrine itiraz kural olarak icra dairesine yapılır. Buna karşılık icra müdürlüğünün bir işleminin hukuka aykırı olduğu iddiası icra hukuk mahkemesine şikâyet yoluyla götürülür. Mal beyanında bulunmama gibi İİK'da yaptırıma bağlanan fiiller ise icra ceza mahkemesinin görev alanındadır. Aynı dosyada bu üç yolun üçü de gündeme gelebileceğinden, hangi talebin nereye yöneltileceği en baştan tabloya dökülmelidir.

Satış Sürecinde Kritik Duraklar

  1. Haciz tutanağının kapsamı ve haczedilemeyecek mal iddiaları kontrol edilir.
  2. Kıymet takdiri raporu tebliğ alındığında, itiraz süresi derhal takvime işlenir.
  3. Satış talebinin süresinde yapılıp yapılmadığı denetlenir; süre kaçırıldığında haciz düşebilir.
  4. Satış ilanının usulüne uygun tebliği ve ilan içeriği incelenir.
  5. İhale sonrası feshi gerektiren bir durum varsa süresi içinde icra hukuk mahkemesine başvurulur.

Kıymet Takdirine İtirazın Önemi

Kıymet takdirine itiraz edilmemesi, ihale bedelinin düşük kalmasının en yaygın sebebidir. İtiraz süresi kısadır ve süresinde yapılmadığında, sonraki aşamada değer düşüklüğü tek başına fesih sebebi olarak ileri sürülemez. Taşınmazın imar durumu, yapı ruhsatı, kiracı bulunup bulunmadığı ve üzerindeki şerhler rapora doğru yansımamışsa, itiraz dilekçesinde bu hususlar belge ekleriyle gösterilmelidir.

Mal Beyanı: Kapsam ve Sonuçlar

Mal beyanı, borçlunun malvarlığını süresi içinde icra dairesine bildirmesidir. Beyanın hiç verilmemesi ile gerçeğe aykırı verilmesi farklı sonuçlar doğurur ve her ikisi de icra ceza mahkemesinde ayrı ayrı değerlendirilir. Sonradan edinilen malvarlığı bakımından bildirim yükümlülüğünün devam ettiği gözden kaçırılmamalıdır. Alacaklı tarafından yapılacak başvurularda süre koşulu bulunduğundan, öğrenme tarihinin belgelenmesi gerekir.

İhalenin Feshinde Sık Yapılan Hata

İhalenin feshi talebi, genel mahkemede açılan bir dava gibi değil, süreye bağlı ve icra hukuk mahkemesine yöneltilen bir başvuru olarak kurgulanmalıdır. Talebin dayanağı somut usul eksikliğine bağlanmalı; ilan, tebligat ve artırma şartlarına ilişkin hangi kuralın ihlal edildiği açıkça gösterilmelidir. Sonuçsuz kalan taleplerde para cezasına hükmedilebileceği de değerlendirme yapılırken dikkate alınmalıdır.

Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar. Takibin türü, alacağın niteliği ve tebligat tarihleri başvurulacak merciyi ve süreyi değiştirebilir; dosya üzerinden bir hukukçuyla birlikte kontrol yapılması yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla