İçeriğe geç
AC

İş Kazasında İspat Yükü: Delil Kaybolmadan Toplanan Dosya

28 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 3 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş kazası dosyalarında yargılamanın sonucunu belirleyen unsur, kazanın yaşandığı gerçeği değil, kazanın nasıl gerçekleştiğinin ve hangi tedbirin alınmadığının ispat edilebilmesidir. Olay yerindeki durum saatler içinde değişir, tanıklar iş değiştirir, kamera kayıtları belirli bir süre sonra kendiliğinden silinir. Bu nedenle 6331, 5510, 4857 ve 7036 sayılı kanunların çizdiği çerçeve, ilk günden itibaren bir delil toplama planına dönüştürülmelidir.

Kazanın Kayda Geçmesi İspatın İlk Halkasıdır

5510 sayılı Kanun, iş kazasının işveren tarafından Kuruma bildirilmesini belirli ve kısa bir süreye bağlar. Bu bildirim yapılmamışsa veya olay iş kazası dışı bir kaza gibi gösterilmişse, sonradan yürütülecek her tartışma bir kademe zorlaşır. Bildirimin yapılmadığı hâllerde sigortalı veya hak sahipleri de bildirimde bulunabilir. Kolluğa yapılan ihbar, hastane kayıtları ve ilk müdahale evrakı da bu halkanın parçasıdır; acil serviste kaydedilen anlatım, sonraki aşamalarda olayın nasıl gerçekleştiğine dair en erken kaynak olur.

6331 Kapsamındaki Belgeler Dosyanın Omurgasıdır

  • Risk değerlendirmesi raporu ve kazadan önceki güncellenme tarihi
  • İş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları ile katılım imzaları
  • Kişisel koruyucu donanım zimmet tutanakları
  • İş yeri hekimi ve güvenlik uzmanı tarafından tutulan onaylı defter kayıtları
  • Makinenin bakım ve periyodik kontrol belgeleri
  • Kaza günü çalışılan vardiya çizelgesi ve giriş çıkış kayıtları

Bu belgelerin tamamı işverenin elindedir. Bu nedenle dava dilekçesinde tek tek sayılarak celbi istenmeli, sunulmadığı takdirde bunun sonuçlarının değerlendirilmesi talep edilmelidir.

Kusur Tartışmasında Bilirkişi Raporunun Yönü

Kusur oranı çoğu dosyada bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Rapor tebliğ edildiğinde itiraz için tanınan süre kısadır ve süresinde itiraz edilmeyen rapor, sonraki aşamalarda tartışmaya açılmakta zorlanır. İtirazın etkili olması için raporun hangi belgeyi dikkate almadığının veya hangi teknik veriyi yanlış okuduğunun somut biçimde gösterilmesi gerekir. Kazazedenin dikkatsizliğine dayanan savunmalar karşısında, işverenin gözetim ve denetim yükümlülüğünün ayrıca değerlendirilmesi istenmelidir.

Arabuluculuk ve Dava Yolu Bakımından Özel Durum

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu birçok işçilik alacağı için arabuluculuğu dava şartı hâline getirmiştir; ancak iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu kapsamın dışında tutulmuştur. Bu ayrımın bilinmemesi, gereksiz yere arabuluculuk sürecinde zaman kaybedilmesine yol açar. Buna karşılık aynı dosyada kıdem ve ihbar tazminatı gibi talepler de varsa, onlar bakımından ön aşamanın işletilmesi gerekebilir.

Talebin Miktarını Erken Sabitlememek

Bedensel zararın kesin sonucu genellikle tedavi tamamlanmadan belirlenemez. Bu nedenle talebin baştan düşük ve kesin bir rakama bağlanması, sonradan doğan zararın istenmesini güçleştirebilir. Zararın miktarının belirlenebilir hâle gelmesine göre uygun dava türünün seçilmesi ve artırım imkânının korunması, dosyanın en teknik kararlarından biridir.

Buradaki bilgiler genel nitelikte olup her olayın koşulları farklıdır. Yaralanmanın derecesi, iş yerinin yapısı ve kayıtların durumu stratejiyi değiştirdiğinden, olaydan sonraki ilk günlerde hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla