İş güvencesi kapsamındaki bir çalışan için işe iade talebi, dava şartı olan arabuluculuk basamağından geçer. 7036 sayılı Kanun uyarınca işe iade istemiyle doğrudan dava açılamaz; önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu zorunluluk, kısa bir başvuru süresiyle birleştiğinde en sık rastlanan hak kaybı nedenlerinden birini oluşturur.
Bir Aylık Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar?
Süre, fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren işler. Sözlü fesihlerde ve işçinin işyerine alınmadığı fiili durumlarda başlangıç tarihi tartışmalı hâle gelir; bu nedenle işyerine gidildiği günlere ait kayıtlar, tanık bilgileri ve yazışmalar saklanmalıdır. 4857 sayılı Kanun bakımından feshin yazılı yapılması ve sebebinin açıkça gösterilmesi gerekliliği, aynı zamanda başlangıç tarihinin ispatını da kolaylaştırır.
Son Tutanaktan Sonra İşleyen İkinci Süre
Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa, işe iade davasının son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde açılması gerekir. Bu ikinci süre, ilk süreden bağımsız işler ve çoğu zaman gözden kaçar. Son tutanağın bir örneği alınmalı, tarihi doğrulanmalı ve dava dilekçesi bu tarihe göre planlanmalıdır.
Başvurunun Doğru Muhataba Yöneltilmesi
- İşveren sıfatının kimde olduğu, alt işveren ilişkisi varsa özellikle önem taşır.
- Asıl işveren ve alt işveren birlikte gösterilecekse, başvuru aşamasında ikisinin de yer alması gerekir.
- Şirket unvanının ticaret sicilindeki güncel hâliyle yazılması, sonraki aşamada taraf teşkili sorunlarını önler.
- Grup şirketlerinde bordroyu düzenleyen tüzel kişi ile fiilen çalışılan işletme farklı olabilir.
Süre İçinde Toplanması Gereken Belgeler
- Fesih bildirimi, savunma istem yazısı ve varsa disiplin tutanakları temin edilir.
- Hizmet dökümü ve işyeri unvan listesi ile sigortalılık geçmişi çıkarılır.
- İşyerindeki çalışan sayısına ve kıdeme ilişkin veriler, iş güvencesi kapsamı için not edilir.
- Fesih sebebinin gerçekliğini tartışmaya açacak yazışma ve performans kayıtları derlenir.
Anlaşma İhtimalinin Değerlendirilmesi
Arabuluculukta anlaşma sağlanması hâlinde işe başlatma veya tazminat kalemleri tutanakta somut biçimde yazılmalıdır. Belirsiz ifadeler, sonradan icra aşamasında tartışma doğurur. Anlaşma tutanağının kapsamına giren alacakların açıkça sayılması, kapsam dışı bırakılan taleplerin de ayrıca belirtilmesi gerekir; aksi hâlde başka alacaklar bakımından hak kaybı yaşanabilir.
Buradaki bilgiler genel çerçeveyi anlatmaktadır. Feshin türü, işyerinin niteliği ve tebliğ biçimi süre hesabını etkileyebileceğinden, fesih bildirimini aldığınız gün bir hukukçuyla görüşmeniz süreç açısından belirleyici olabilir.