Genel kurulda alınan bir karar, şirket ortağı bakımından bazen aylar süren bir davadan çok daha hızlı sonuç doğurur; sermaye artırılır, yönetim değişir, imza yetkileri yeniden dağıtılır. Bu nedenle TTK kapsamındaki iptal davası tek başına yetmez, kararın icrasını durdurmaya yönelik tedbir talebiyle birlikte kurgulanması gerekir. Aşağıdaki plan, toplantı gününden dava dilekçesine kadar uzanan zinciri konu alır.
Toplantı Günü: Dava Hakkını Doğuran Anlar
Karara katılmayan ortağın dava hakkını koruyan en kritik işlem, muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmektir. Şerhin metni önemlidir: hangi gündem maddesine, hangi gerekçeyle karşı çıkıldığı yazılmalıdır. "Muhalifim" ibaresi tek başına yazıldığında, sonraki aşamada iptal sebebinin kapsamı tartışmaya açılabilir. Çağrı usulüne, gündeme bağlılığa ve toplantı yeter sayılarına ilişkin aykırılıklar da o gün tutanağa geçirilmelidir.
Tedbir Talebini Somutlaştırmak
- Hangi kararın hangi sonucunun durdurulmasının istendiği tek tek yazılmalı
- Karar uygulanırsa doğacak zararın neden telafisi güç olduğu somut verilerle anlatılmalı
- Ticaret sicilinde tescil aşamasına gelinmişse bu durum dilekçede belirtilmeli
- Teminat yatırılması ihtimaline karşı finansal hazırlık önceden yapılmalı
Belge Toplama Sırası
- Çağrı ilanı, gündem ve varsa çağrısız toplantıya ilişkin belgeler
- Hazır bulunanlar listesi ve vekâletnameler
- Toplantı tutanağı ile muhalefet şerhinin yer aldığı sayfa
- Finansal tablolar, yönetim kurulu raporu ve denetim belgeleri
- Ticaret sicili kayıtları ve varsa tescil talebine ilişkin evrak
Sözleşmesel Boyutu Atlamamak
Ortaklar arasında imzalanmış pay sahipleri sözleşmesi varsa, TBK hükümleri çerçevesinde bu sözleşmeye aykırılıktan doğan talepler ayrıca değerlendirilmelidir. Şirketler hukuku ekseninde açılan iptal davası ile sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talebi farklı hukuki temellere dayanır; ikisini aynı dilekçede eritmek yerine ilişkilerini açıkça kurmak gerekir.
Yanlış Mercie Başvurma Riski
Şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi dışında açılan dava, yetki itirazıyla karşılaşır ve tedbir talebi bakımından değerli haftalar kaybedilir. Aynı şekilde, ticaret sicili müdürlüğüne yapılan idari nitelikli başvurularla mahkemeden istenecek tedbir birbirinin yerine geçmez. 6102 sayılı düzenlemenin öngördüğü kısa süreler dikkate alındığında, merci tercihi baştan netleştirilmelidir.
Buradaki çerçeve geneldir; şirket uyuşmazlıklarında karar tarihi ve tescil aşaması süreleri belirlediğinden, toplantıdan hemen sonra bir hukukçuyla değerlendirme yapılması yerinde olur.