Ortaklar arasındaki gerilim çoğu zaman bir genel kurul toplantısında görünür hâle gelir. TTK ve TBK ekseninde bu noktada alınacak karar basittir ama sonuçları ağırdır: karara karşı dava mı açılacak, yoksa önce ihtiyati tedbirle uygulanması mı durdurulacak? Yanlış sıra ya da eksik bir usul adımı, esasen sakat bir kararın geçerli hâle gelmesine yol açabilir.
Kararın Sakatlık Derecesini Doğru Belirlemek
Genel kurul kararları, hukuka aykırılığın derecesine göre farklı sonuçlara bağlanır. Kimi kararlar iptal edilebilir nitelikteyken, kimileri baştan itibaren hüküm doğurmaz. Bu ayrım, açılacak davanın türünü, süresini ve kimlerin dava açabileceğini belirlediği için ilk adımda netleştirilmelidir. Toplantıya katılım, muhalefet şerhi ve şerhin tutanağa geçirilme biçimi bu noktada belirleyici olur.
Çağrı ve Gündem Usulündeki Kırılma Noktaları
- Çağrının kanunda ve esas sözleşmede öngörülen usulle yapılmaması
- Gündemde yer almayan konuda karar alınması
- Toplantı ve karar yeter sayılarının hatalı hesaplanması
- Vekâletnamelerin usulüne uygun düzenlenmemesi
- Finansal tabloların ortakların incelemesine süresinde sunulmaması
Bu başlıkların her biri, hazirun cetveli ve toplantı tutanağı üzerinden belgeye bağlanabilir. Bu nedenle dava hazırlığına tutanak, hazirun cetveli ve çağrı belgelerinin temini ile başlanmalıdır.
İhtiyati Tedbir Talebinin Kurulması
Tedbir talebi, kararın icrasının geri bırakılmasına yöneliktir ve yaklaşık ispat ölçüsünde bir dayanak gerektirir. Talep metninde tedbir istenen kararın hangi somut sonucu doğuracağı, bu sonucun sonradan giderilmesinin neden güç olduğu ve şirket işleyişinin nasıl korunacağı ayrı ayrı açıklanmalıdır. Genel ifadelerle yazılmış talepler çoğunlukla karşılık bulmaz.
Teminat ve Karşı Taraf Riski
Tedbir kararı verilmesi hâlinde talep edenden teminat istenmesi olağandır. Ayrıca haksız çıkma ihtimalinde şirketin ve diğer ortakların uğrayacağı zarardan sorumluluk gündeme gelebilir. Bu nedenle tedbir kararının kapsamı gerekenden geniş tutulmamalı; örneğin tüm şirket işlemlerini durduran bir talep yerine, tartışmalı karara özgü bir sınırlama tercih edilmelidir.
Tescil, İlan ve Defter Kontrolü
Tescile tabi bir karar söz konusuysa, tescil ve ilan durumu davanın seyrini etkiler. Karar defteri, pay defteri ve ticaret sicil kayıtlarının güncel örneklerinin alınması, hem iddianın hem savunmanın omurgasını oluşturur. İyiniyetli üçüncü kişilerin kazandığı haklar tartışmayı zorlaştırabileceğinden, zamanlama planı buna göre yapılmalıdır.
Bu içerik genel bilgi paylaşımıdır; şirketin türü, esas sözleşme hükümleri ve ortaklık yapısı sonucu değiştirebilir. Genel kurul kararına karşı adım atmadan önce belgeleri bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmenizi tavsiye ederiz.