Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararlarına karşı açılacak iptal davası, ticaret hukukunun süreye en duyarlı davalarından biridir. Türk Ticaret Kanunu bu davayı hem kısa bir hak düşürücü süreye hem de kesin yetki kuralına bağlamıştır. Bu iki kural birleştiğinde, usul hatası yapan pay sahibinin ikinci bir şansı kalmaz.
Dava Açmadan Önce Cevaplanacak Üç Soru
- Dava açan kişi, karara olumsuz oy verip muhalefetini toplantı tutanağına yazdırmış mıdır?
- Toplantıya katılamamış pay sahibi bakımından çağrının usulsüzlüğü gibi özel bir dayanak var mıdır?
- Karar iptal edilebilir nitelikte midir, yoksa kanunun aradığı ölçüde ağır bir sakatlık nedeniyle butlan mı söz konusudur?
Butlanın tespiti bakımından süre sınırlaması iptal davasındaki gibi işlemez. Bu nedenle talebin iptal mi tespit mi olduğu, dilekçenin başında net biçimde belirlenmelidir.
Üç Aylık Süre Nasıl Hesaplanır
İptal davası, kanunda öngörülen üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır ve bu süre karar tarihinden işlemeye başlar. Hak düşürücü süre zamanaşımından farklıdır: durmaz, kesilmez ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Şirket merkezinin bulunduğu şehirde bulunmayan pay sahipleri bakımından tebligat beklentisi, sürenin işlemesini durdurmaz. Toplantı tutanağının tescil ve ilan tarihi ile karar tarihinin karıştırılması bu davalarda sık görülen bir hatadır.
Görev ve Yetki Neden Tartışmasızdır
- Ticari dava niteliğindeki bu uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; görev kuralı kamu düzenindendir.
- Yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir ve bu yetki kesindir; taraflar aksini kararlaştıramaz.
- Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar.
- Kanunun öngördüğü hallerde dava heyet hâlinde görülür; bu ayrım dosyanın süresini etkiler.
Arabuluculuk Şartı Bu Davada Var mı
Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından öngörülmüştür. Genel kurul kararının iptali istemi bir eda değil yenilik doğuran dava niteliğinde olduğundan, bu kapsamda değerlendirilmez. Buna karşılık aynı olaydan doğan tazminat talebi ayrı bir dava olarak açılacaksa, o talep için arabuluculuk aşamasının tamamlanması gerekir. İki talebi tek dilekçede birleştirmek isteyenlerin bu ayrımı gözden kaçırmaması gerekir.
Yürütmenin Ertelenmesi ve Tescil Riski
İptali istenen kararın uygulanması, davanın sonucunu fiilen anlamsız kılabilir. Bu nedenle kararın yürütülmesinin geri bırakılması talebi dilekçeyle birlikte ve somut zarar gerekçesiyle ileri sürülmelidir. Ticaret sicilindeki tescil işlemleri takip edilmeli, dava açıldığı sicile bildirilmelidir.
Genel Uyarı
Buradaki bilgiler genel niteliktedir ve şirket türü ile esas sözleşme hükümleri farklı sonuçlar doğurabilir. Karar tarihinden itibaren işleyen süre kısa olduğundan, iptal düşüncesi doğduğu anda profesyonel görüş alınması önem taşır.