İçeriğe geç
AC

Haksız Rekabet İddiasında Yetkili Mahkeme Seçimi ve Delilin Zamanında Sabitlenmesi

7 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Haksız rekabet uyuşmazlıklarının kendine özgü zorluğu, ihlalin kanıtının çoğu zaman kısa ömürlü olmasıdır. Bir ilan kaldırılabilir, bir kampanya sona erebilir, bir internet sayfası değişebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu bu fiillere karşı çeşitli talep imkânları tanısa da, delil sabitlenmeden açılan dava genellikle iddianın gerisinde kalır.

Kayıtlar zamana karşı toplanır

  • İhlal oluşturan ilan, tanıtım ya da sayfanın adres bilgisiyle birlikte alınmış kayıtları
  • Yayının hangi tarihte ve ne kadar süre yayında kaldığını gösteren veriler
  • Müşterilere gönderilen mesaj, teklif ve e-postaların örnekleri
  • Ürün ambalajı, etiket veya tanıtım materyalinin fiziki örnekleri
  • Ticari sırra erişimi olan çalışanların ayrılış tarihleri ve devir tutanakları

Bu kayıtların bir kısmı için dava açılmadan delil tespiti yoluna gitmek, ileride yaşanacak ispat sorunlarını baştan önler. Sonradan alınan bir görüntü, ihlalin dava tarihindeki hâlini gösteremez.

Görev ve yetki: dosyanın açılacağı yer

Haksız rekabete dayalı talepler kural olarak asliye ticaret mahkemesinin alanına girer. Yetki bakımından ise davalının bulunduğu yer ile fiilin işlendiği veya sonuçlarının doğduğu yer arasında seçim yapılabildiği durumlar gündeme gelir. Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi varsa bu metin ayrıca değerlendirilir. Yanlış yerde açılan dava, esasa girilmeden yol değiştirmek zorunda kalır ve ihtiyati tedbir talebi de gecikir.

Talep kalemlerini ayrı ayrı yazmak

Dilekçede tek bir genel talep yerine, istenen sonuçların ayrıştırılması gerekir: fiilin haksız olduğunun tespiti, devam eden fiilin önlenmesi, ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması ve zararın giderilmesi. Her talebin dayandığı olgu ayrı ayrı gösterildiğinde, birinin reddi diğerlerini kendiliğinden etkilemez.

Zararın ispatı çoğu kez en zayıf halkadır

Tazminat talebinde, ihlalin varlığını göstermek yeterli değildir; ihlal ile ciro veya müşteri kaybı arasındaki bağın kurulması gerekir. Bu nedenle ihlal öncesi ve sonrası döneme ait satış verileri, iptal edilen siparişler ve kaybedilen müşterilerle yapılan yazışmalar birlikte sunulmalıdır. Sorumluluğun genel çerçevesi bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri de tartışmaya dahil olur.

İhtiyati tedbir isterken dikkat edilecekler

Tedbir talebi, davanın sonucunu baştan almak biçiminde kurgulandığında sonuç vermez. Anlatılması gereken, karar beklenirken doğacak zararın sonradan giderilmesinin güçleşeceğidir. Talep kabul edildiğinde teminat gündeme geleceğinden, bu ihtimalin baştan planlanması gerekir. Tedbir kararının uygulanmasına ilişkin süreler ayrıca takip edilmelidir.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Fiilin niteliği, tarafların ticari ilişkisi ve delillerin bulunduğu yer izlenecek yolu değiştirebileceğinden, dava öncesinde hukuki değerlendirme almanız yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla