Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar, yönetim organının işlemlerine yönelik itirazlar ve genel kurul kararlarına ilişkin talepler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin kesiştiği bir alanda yürür. Bu tür dosyalarda ilk sınav esasa değil usule ilişkindir: uyuşmazlık ticari dava mıdır, hangi mahkeme görevlidir ve dava açmadan önce tamamlanması gereken bir aşama var mıdır. Bu rehber söz konusu üç sorunun cevabını sıraya koyar.
Uyuşmazlığın Ticari Nitelik Testi
Bir uyuşmazlığın ticari sayılması, tarafların tacir olmasına veya işin ticari işletmeyle ilgili bulunmasına ya da doğrudan kanunun o davayı ticari dava saymasına bağlıdır. Şirketin iç ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar ile ortaklık sıfatından kaynaklanan talepler bu kategoride ele alınır. Ancak ortağın şirketle kurduğu her ilişki otomatik olarak ticari nitelik kazanmaz; örneğin kişisel bir ödünç ilişkisi ayrı değerlendirilir. Bu ayrım, hem görevli mahkemeyi hem de uygulanacak usulü belirlediği için baştan yapılmalıdır.
Görevli Mahkeme: Ticaret mi, Hukuk mu
Ticari nitelikteki davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Görevsiz mahkemede açılan dava esastan incelenmez; dosya görevli mahkemeye gönderilse bile aradaki süre ve emek kaybı gerçektir. Kararı verirken şu noktalar kontrol edilir:
- Talebin dayanağı şirketler hukuku hükümleri mi, genel borç ilişkisi mi
- Taraflardan biri tacir sıfatını taşıyor mu
- Uyuşmazlık ticari işletmenin faaliyetiyle bağlantılı mı
- Aynı olaydan doğan birden çok talep ayrı mahkemelerin görev alanına mı giriyor
Arabuluculuk Dava Şartını Atlamamak
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat istemli ticari davalarda arabuluculuğa başvurmuş olmak dava şartıdır. Buna karşılık iptal ve tespit gibi para alacağı niteliği taşımayan talepler bakımından durum farklıdır. Şirket içi uyuşmazlıklarda tipik hata, para talebi ile iptal talebini tek dilekçede birleştirip para kalemi bakımından arabuluculuk aşamasını tamamlamamaktır. Bu durumda dilekçenin tamamı değil ama o kalem usulden reddedilir ve süre bakımından sorun doğabilir.
Genel Kurul Kararlarında Kısa Süreler
Genel kurul kararlarına yönelik iptal talepleri, kanunda öngörülen kısa süreler içinde ileri sürülmelidir. Bu nedenle toplantı tarihi, toplantıya katılım durumu, muhalefet şerhinin tutanağa geçirilip geçirilmediği ve kararın ilan tarihi ayrı ayrı kayda alınır. Muhalefet şerhi bulunmayan ortağın konumu, şerh koymuş ortaktan farklı değerlendirilir; bu ayrıntı toplantı anında atlandığında sonradan giderilemez.
Belge Dosyasını Şirket Kayıtları Üzerinden Kurmak
Şirket içi uyuşmazlıklarda delil çoğunlukla şirketin kendi kayıtlarındadır: pay defteri, karar defterleri, genel kurul tutanakları, ticaret sicil kayıtları ve mali tablolar. Bu belgelere erişimi olmayan ortak için bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması, dava öncesi ayrı bir adım olarak planlanmalıdır.
Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir; şirketin türü, esas sözleşme hükümleri ve talebin içeriği sonucu değiştirebilir. Dava yoluna gitmeden önce dosyanızın usul haritasını bir hukukçuyla çıkarmanız yararlı olur.