Ticari bir sözleşmenin ihlali hâlinde asıl kaygı çoğu zaman davanın kazanılması değil, dava sonuçlanana kadar sonucun anlamsızlaşmasıdır. İhtiyati tedbir tam da bu boşluğu kapatır; ancak talebin yanlış kurulması, hem korumasız kalmaya hem de teminat ve tazminat riskine yol açar.
Tedbir mi, haciz mi
Uygulamada en sık karışan iki kurum, ihtiyati tedbir ile ihtiyati hacizdir. Para alacağının güvence altına alınması için başvurulacak yol ihtiyati haciz olup İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenmiştir. Para dışındaki bir hakkın veya mevcut durumun korunması gerekiyorsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki ihtiyati tedbir gündeme gelir. Para alacağı için tedbir istenmesi, talebin baştan reddedilme sebebidir ve kazanılabilecek günler kaybedilir.
Görevli mahkeme ve arabuluculuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklar kural olarak asliye ticaret mahkemesinde görülür. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır. Buna karşılık ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, niteliği gereği bu şartın dışındadır; koruma talebi için arabuluculuk sürecinin beklenmesi gerekmez. Bu ayrımın bilinmemesi, tedbir isteminin gereksiz yere geciktirilmesine neden olur.
Yaklaşan zarar nasıl anlatılır
- Karşı tarafın malvarlığını elden çıkarmaya yönelik somut hareketleri
- Sözleşme konusu malın üçüncü kişiye devredilme ihtimaline dair yazışmalar
- Rekabet yasağı veya gizlilik ihlalinde bilginin yayılma hızı
- Marka veya ticaret unvanının kullanımının pazarda yaratacağı kalıcı etki
Talebin teknik omurgası
- Hakkın varlığı yaklaşık olarak ispatlanır; kesin ispat aranmadığı için delil seçimi hız odaklı yapılır.
- Tedbirin kapsamı, uygulanabilir ve sınırları belirli biçimde yazılır.
- Teminat miktarı ve türü konusunda öneri sunulur.
- Karar verildikten sonra uygulama için öngörülen süre takvime işlenir.
- Tedbire itiraz ihtimaline karşı karşı delil dosyası hazır tutulur.
Sözleşmedeki yetki ve tahkim kaydı
Sözleşmede tahkim şartı varsa devlet mahkemesinde açılan dava itiraz üzerine reddedilir. Yetki kaydı bulunan sözleşmelerde ise davanın kararlaştırılan yer dışında açılması, yetki itirazıyla karşılaşır. Bu nedenle sözleşmenin son maddeleri, dilekçe yazılmadan önce okunmalıdır.
Ticari uyuşmazlıkların seyri sözleşme metnine ve tarafların ticari geçmişine göre değişir; buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Koruma tedbiri gerektiren durumlarda gecikmeden hukuki görüş alınması yerinde olur.