İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşme Uyuşmazlığında Dava Şartı Arabuluculuk ve Yetkili Mahkeme

13 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ticari hayatta sözleşme kaynaklı alacak ve tazminat talepleri, esasa girilmeden önce iki filtreden geçer: davanın ticari nitelikte olup olmadığı ve dava şartı arabuluculuğun tamamlanıp tamamlanmadığı. Bu rehber TTK, TBK ve 6102 çerçevesinde bu filtreleri ve süre risklerini inceler.

Uyuşmazlık Gerçekten Ticari Dava mı?

TTK, mutlak ticari davaları ayrıca sayar; bunun dışında bir tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan ve her iki tarafın da tacir olduğu işlerden doğan uyuşmazlıklar da ticari dava sayılır. Bu nitelendirme yalnızca görevli mahkemeyi değil, faiz, temerrüt ve ihbar sürelerine ilişkin özel kuralların uygulanıp uygulanmayacağını da belirler. Taraflardan biri tacir değilse dosya kolaylıkla genel mahkemeye ya da tüketici mahkemesine kayar.

Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamı

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu koşul sağlanmadan açılan dava, esasa girilmeksizin usulden reddedilir. Buna karşılık ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri bu zorunluluğun dışındadır; acil koruma ihtiyacı olan dosyalarda bu ayrım kritik önemdedir.

Görev ve Yetki Analizi

  • Ticari davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.
  • Görev kamu düzenindendir; taraflar sözleşmeyle görevli mahkemeyi belirleyemez.
  • Genel yetki davalının yerleşim yeri, şirketlerde ise merkezinin bulunduğu yerdir.
  • Sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir; ifa yeri sözleşmede açıkça yazılmalıdır.
  • Tacirler arasında yapılan yetki sözleşmesi, kararlaştırılan mahkemeyi kural olarak münhasır kılar.

Süre Yönetimi ve Tipik Hatalar

  1. Ayıp ihbarının ticari satışlarda öngörülen kısa süreler içinde yapılmaması, muayene ve ihbar külfetinin ihlali sonucunu doğurur.
  2. Arabuluculuk son tutanağının tarihi izlenmeyerek dava açma penceresinin kaçırılması.
  3. Cari hesap ilişkilerinde bakiyenin ne zaman muaccel olduğunun tespit edilmemesi.
  4. Yetki itirazının ilk itiraz olarak süresinde ileri sürülmemesi; bu durumda seçilmiş mahkeme yetkili hâle gelebilir.
  5. Şirket birleşme veya tür değiştirme işlemlerinden sonra husumetin eski unvana yöneltilmesi.

Kayıt Düzeni Neden Belirleyicidir?

Ticari defterler, usulüne uygun tutulduğunda sahibi lehine de delil oluşturabilir. Bu nedenle sipariş formları, irsaliyeler, teyit yazışmaları ve mutabakat mektupları defter kayıtlarıyla uyumlu biçimde arşivlenmelidir. Elektronik yazışmalarda içeriğin bütünlüğünü gösteren kayıtların saklanması, sonradan yapılan itirazları etkisiz kılar.

Bu yazı genel bilgi amacıyla hazırlanmıştır; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı hem mahkemeyi hem süre rejimini değiştirir. Ticari alacağınızın niteliğine göre atılacak ilk adımı belirlemek için hukuki görüş almanız faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla