Ayıp uyuşmazlıklarında taraflar genellikle malın veya işin kusurlu olduğunda hemfikirdir; asıl tartışma kusurun ne zaman ortaya çıktığı, kimin sorumluluğunda doğduğu ve sözleşmenin bu durumu nasıl düzenlediği üzerinedir. TBK çerçevesinde yürüyen bu tartışmada, sözleşme metninin lafzı ile tarafların fiili uygulaması birlikte okunur.
Ayıbın Niteliği Delil Setini Belirler
Gözle görülebilen bir eksiklik ile kullanım sırasında ortaya çıkan gizli bir kusur, aynı belgelerle ispatlanmaz. Açık ayıpta teslim anındaki durumun kaydı belirleyicidir; teslim tutanağı, sevk irsaliyesi üzerindeki şerh ve teslim günü çekilen görüntüler öne çıkar. Gizli ayıpta ise kusurun ortaya çıkış anı ve bu andan itibaren yapılan işlemler önem kazanır. İki durumu ayırmadan kurulan dilekçe, hangi anın ispatlanmaya çalışıldığını belirsiz bırakır.
Muayene ve Bildirimin Belgelenmesi
Uygulamada dosyaların önemli bir kısmı, bildirimin yapılmış olmasına rağmen bunun ispatlanamaması nedeniyle zayıflar. Telefonla yapılan görüşme, yüz yüze iletilen şikâyet veya uygulama içi mesaj, karşı taraf inkâr ettiğinde sınırlı değer taşır. Bildirimin; içeriği, tarihi ve muhatabı belirli olacak şekilde yazılı yapılması gerekir. Bildirim metninde kusurun tarif edilmesi ve talebin açıkça belirtilmesi, sonraki aşamada seçilen hakkın tutarlılığını da korur.
Sözleşme Metninin Yoruma Etkisi
- Teknik şartname ve eklerin sözleşmenin parçası olup olmadığı
- Teslim, kabul ve muayene usulünü düzenleyen hükümler
- Sorumluluğu sınırlayan kayıtların kapsamı ve karşı tarafın niteliği
- Taraflar arasındaki önceki uygulamanın yerleşik hale gelmiş olması
- Tüketici sıfatı bulunuyorsa TKHK kapsamındaki koruyucu hükümlerin devreye girmesi
Delil Tespitinin Erken İstenmesi
Kusurun tartışmalı olduğu dosyalarda, malın kullanılmaya devam edilmesi veya ayıbın giderilmeye çalışılması delilin bozulmasına yol açar. HMK kapsamındaki delil tespiti yolu, dava açılmadan önce mevcut durumun uzman gözüyle kayda geçirilmesine imkân verir. Tespit yapılmadan onarım yaptırıldığında, sonraki bilirkişi incelemesi çoğu zaman ilk durumu değerlendiremez ve tartışma taraf beyanlarına sıkışır.
Usul Hatalarının Talebi Zayıflatması
- Seçilen hakkın (onarım, bedel indirimi, sözleşmeden dönme) dilekçe boyunca değiştirilmesi
- Bildirim yapılmadan doğrudan dava açılması ve tartışmanın usule kayması
- Onarım için verilen sürenin belgelenmemesi
- Zararın tutar olarak hesaplanmadan, genel ifadelerle talep edilmesi
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve ayıbın ortaya çıkış biçimi sonucu değiştirebilir. Bildirim yapılmadan veya onarım süreci başlatılmadan önce sözleşme metninin bir hukukçu tarafından incelenmesi, ileride telafisi güç kayıpları önler.