İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Savunmasında Sözleşme Yorumu: İtirazı Ne Zaman ve Nasıl İleri Sürmeli

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Zamanaşımı, alacak davalarında sonucu tek başına değiştirebilen ancak kullanımı usule sıkı sıkıya bağlı bir savunmadır. TBK ve HMK hükümleri ile tüketici işlemlerinde TKHK çerçevesinde yürüyen bu tartışmada belirleyici soru genellikle şudur: süre hangi anda işlemeye başladı ve taraflar sözleşmeyle bu anı nasıl belirledi? Yanıt çoğu zaman kanunun soyut kuralında değil, sözleşme metninin yorumundadır.

Başlangıç anını sözleşme belirler

Zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar. Taksitli, dönemsel veya iş bitimine bağlı edimlerde bu an tek bir tarihe indirgenemez; her taksit ya da her dönem kendi başına değerlendirilebilir. Bu nedenle dosyanın ilk işi, sözleşmedeki ödeme planını, teslim ve kabul kayıtlarını ve gecikme hallerine ilişkin maddeleri çıkarmaktır. Sözleşmede muacceliyet kaydı varsa, tek bir gecikmenin tüm alacağı muaccel kılıp kılmadığı ayrıca tartışılmalıdır.

Süreyi kesen ve durduran haller

Uygulamada zamanaşımı savunması, karşı tarafın süreyi kesen bir işlem göstermesiyle etkisiz kalabilir. Bu nedenle savunmayı hazırlarken karşı tarafın elinde ne olabileceği baştan düşünülmelidir:

  • Borçlunun borcu kabul anlamına gelen yazışma veya kısmi ödemesi
  • Cari hesap mutabakatları ve teyit yazıları
  • Açılmış ve derdest bir icra takibi veya dava
  • Sözleşmede öngörülmüş görüşme, ihtar veya bildirim aşamaları

Sözleşme yorumunda hangi metin esas alınır

Taraflar arasında birden fazla belge varsa — çerçeve sözleşme, sipariş formu, genel işlem koşulları, ek protokoller — hangisinin öncelikli olduğu açıkça ortaya konmalıdır. Genel işlem koşullarında yer alan ve tarafın aleyhine ağır sonuç doğuran kayıtlar bakımından denetim gündeme gelebilir. Tüketici sıfatının bulunduğu ilişkilerde ise yorumun tüketici lehine yapılması ilkesi, süre başlangıcına ilişkin belirsizliklerde de etkisini gösterir.

Usule aykırı işlem: savunmanın kaybedildiği nokta

Zamanaşımı, mahkemece kendiliğinden gözetilmez; usulüne uygun biçimde ve zamanında ileri sürülmesi gerekir. En sık yapılan hatalar; savunmanın cevap dilekçesinde açıkça yazılmaması, yalnızca duruşmada sözlü olarak dile getirilmesi, dilekçelerin sunulmasına ilişkin sürelerin kaçırılması ve itirazın hangi alacak kalemi bakımından ileri sürüldüğünün belirtilmemesidir. İcra takibine karşı yapılan itirazda zamanaşımının hiç yazılmaması da benzer sonuç doğurur.

Alacaklı tarafta karşı hazırlık

Alacaklı bakımından strateji, süreyi kesen işlemleri tarih sırasıyla belgelemek ve alacağı kalem kalem ayırmaktır. Farklı hukuki niteliğe sahip kalemlerin tek bir tabloya yığılması, tümüne aynı sürenin uygulanması riskini doğurur. Ayrıca ihtarname ve mutabakat yazışmalarının tebliğ belgeleriyle birlikte saklanması, ileride tek başına belirleyici olabilir.

Bu değerlendirme genel bilgilendirme amacı taşır; alacağın türü ve sözleşmenin metni sonucu tümüyle değiştirebilir. Zamanaşımı savunmasını ileri sürmeden önce sözleşmenizin bir hukukçu tarafından okunması, geri dönüşü olmayan bir kaybı önleyebilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla