İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde Süre ve Usul Planı: Uzlaşma mı, Dava mı?

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Bir sözleşme ihlalinde kaybedilen şey çoğu zaman hak değil, zamandır. İhlalin gerçekleştiği an ile ilk hukuki adımın atıldığı an arasındaki boşluk büyüdükçe hem delil değeri zayıflar hem de karşı tarafın savunma alanı genişler. Bu rehber, TBK ve HMK ekseninde sözleşme ihlali dosyalarında takvimin nasıl kurulacağını ve uzlaşma ile dava arasındaki tercihin hangi verilere dayanacağını ele alır.

İhlal Anını Belgeyle Sabitlemek

Süre hesabının başlangıcı, tarafların "anlaşmazlık çıktı" dediği gün değil, edimin gereği gibi yerine getirilmediği andır. Bu nedenle ilk iş, ifa tarihinin, eksik veya geç ifanın ve buna dair yazışmanın tek bir kronolojiye dizilmesidir. E-posta, teslim tutanağı, banka dekontu ve mesaj kayıtları tarih sırasıyla numaralandığında, ihlalin hangi güne oturduğu tartışmadan çıkar.

İhtar ve Temerrüt Basamağı

Sözleşmede kesin vade yoksa alacaklının karşı tarafı temerrüde düşürmesi gerekir. İhtarın içeriği, verilen ek sürenin uzunluğu ve tebliğ şekli sonraki tüm taleplerin dayanağını oluşturur. Noter ihtarı ile e-posta uyarısı arasındaki ispat farkı, uyuşmazlık büyüdüğünde belirleyici olabilir.

  • İhtarda talep edilen edim açık ve ölçülebilir yazılmalıdır
  • Verilen ek süre makul ve sözleşmenin niteliğine uygun olmalıdır
  • Tebliğ tarihi dosyanın ana takvim çizgisine işlenmelidir
  • Dönme, aynen ifa ve tazminat seçenekleri baştan not edilmelidir

Uzlaşma ile Dava Arasındaki Karar Eşiği

Uzlaşma her zaman tavizin adı değildir; çoğu ticari ilişkide tahsil hızını ve ilişkinin devamını korur. Ancak karar duygusal değil, sayısal verilmelidir. Alacağın belgeye bağlılık derecesi, karşı tarafın ödeme kabiliyeti, yargılama süresi ve yapılacak masraflar aynı tabloda karşılaştırıldığında tercih kendiliğinden netleşir. Karşı taraf ödeme takvimi öneriyorsa, bu önerinin yazılı ve teminatlı hale getirilmesi görüşmenin en kritik anıdır.

Zamanaşımı ve Ara Kontrol Noktaları

Sözleşmesel alacaklarda zamanaşımı süreleri sözleşmenin türüne göre değişir; bu nedenle dosyaya tek bir "son gün" yazmak yerine, son günden geriye doğru üç ara kontrol tarihi belirlemek daha güvenlidir. Görüşmeler uzarken sürenin sessizce tükenmesi, uygulamada en sık karşılaşılan kayıp biçimidir. Müzakere sürerken dahi dava dilekçesinin taslağının hazır tutulması, uzlaşma masasındaki pozisyonu da güçlendirir.

Dosyayı Dava İçin Hazır Tutmak

  1. Sözleşme, ekleri ve varsa değişiklik protokolleri tek klasörde toplanır
  2. İfa ve ödeme hareketleri tarih sırasıyla listelenir
  3. Zarar kalemleri belgeye dayalı biçimde ayrıştırılır
  4. Tanık beyanına ihtiyaç varsa kimlerin neyi gördüğü şimdiden not edilir
  5. Yetkili mahkeme ve varsa tahkim şartı kontrol edilir

Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her sözleşme kendi metni ve tarafların yerleşik uygulaması ışığında değerlendirilir. Somut dosyanızda süre ve talep kurgusunu belirlemeden önce bir hukukçuyla görüşmeniz yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla