Sözleşmeye aykırılık iddialarının önemli bir kısmı, tarafların metni farklı okumasından doğar. Aynı madde bir taraf için kesin bir teslim taahhüdü, diğer taraf için tahmini bir takvimdir. Yorum uyuşmazlığında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman metnin kendisi değil, metnin etrafındaki yazışma ve uygulama geçmişidir. Bu rehber, talep kurulmadan önce yapılması gereken hukuki nitelendirme ve mercii kontrolüne odaklanır.
Yorumda Esas Alınan Ölçüt
Türk Borçlar Kanunu, sözleşmelerin yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesinin araştırılmasını öngörür; yanlış kullanılan sözcükler veya nitelendirmeler bu iradenin yerine geçmez. Uygulamada bu ölçüt üç kaynakla beslenir: sözleşme öncesi görüşme ve teklif yazışmaları, sözleşmenin fiilen nasıl uygulandığı ve ihlal iddiasından sonraki davranışlar. Bu üç kaynağın kronolojik bir dosya hâline getirilmesi, yorum tartışmasında en güçlü hazırlıktır.
Talebin Hukuki Niteliğini Seçmek
- Aynen ifa talebi mi, sözleşmeden dönme mi, fesih mi isteneceği baştan belirlenmelidir; bunlar farklı sonuçlar doğurur.
- Temerrüt için gerekli ihtar yapılmış mı, süre verilmiş mi kontrol edilmelidir.
- Cezai şart talebi varsa, indirim ihtimali hesaba katılmalıdır.
- Zararın kalemleri ayrıştırılmalı; kaçırılan kazanç ile fiilen yapılan gider ayrı gösterilmelidir.
Hangi Mahkeme, Hangi Ön Şart
Uyuşmazlığın tarafları ve konusu, görevli mahkemeyi doğrudan belirler. Taraflardan biri tüketici sıfatını taşıyorsa Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında farklı bir merci devreye girer; iki tacir arasındaki ticari uyuşmazlıkta ise ticari davalara ilişkin kurallar uygulanır ve bazı alacaklar için arabuluculuk dava şartıdır. Sözleşmede geçerli bir tahkim şartı bulunuyorsa, mahkemeye açılan dava karşı tarafın itirazı üzerine reddedilebilir. Bu üç ihtimalden hangisinin geçerli olduğu belirlenmeden dilekçe yazılmamalıdır.
Zamanaşımını Erken Hesaplamak
- Alacağın doğduğu tarihi, muacceliyet koşullarına göre belirleyin.
- Genel zamanaşımı süresi ile belirli alacaklar için öngörülen daha kısa sürelerden hangisinin uygulanacağını saptayın.
- Kesme ve durma sebeplerini, yapılan ödemeler ve kabul beyanları üzerinden kontrol edin.
- Arabuluculuk sürecinin süreye etkisini takvime işleyin.
- Son güne yakın açılacak davalarda harç ve eksik evrak riskini önceden giderin.
İspat Yükünü Doğru Konumlandırmak
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, iddiasını ileri süren taraf onu ispatla yükümlüdür; ancak sözleşmede yer alan bazı kayıtlar bu dengeyi değiştirebilir. Teslim tutanakları, kabul yazıları ve elektronik onay kayıtları, ihlal iddiasının hangi tarafa yükleneceğini belirler. Bu nedenle dava açmadan önce elde bulunan belgelerin, karşı tarafın olası savunmasına göre yeniden gözden geçirilmesi gerekir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı sonucu değiştirebilir. Talebin niteliği ve görevli merci konusunda tereddüt varsa, dava açılmadan önce hukuki görüş alınması zaman ve masraf kaybını önler.