İçeriğe geç
AC

Tazminat Davasında İspat Yükü: Zararı Belgelendirme ve Senetle İspat Sınırı

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 92 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Tazminat talebinin kaderini çoğu zaman haklılık değil, ispat düzeni belirler. Zararın varlığı, miktarı ve karşı tarafın davranışıyla bağlantısı ayrı ayrı gösterilmediğinde, dosya kısmen kabul edilerek beklenenin altında sonuçlanır. TBK, HMK ve tüketici işlemlerinde TKHK bu ispat düzeninin sınırlarını belirler.

Önce Zararın Kaynağını Belirlemek

Talep sözleşmeye aykırılıktan doğuyorsa, davacının sözleşmenin varlığını ve edimin gereği gibi yerine getirilmediğini göstermesi yeterlidir; kusursuzluğunu ispat yükü borçluya geçer. Haksız fiile dayanan taleplerde ise fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı davacı tarafından ortaya konur. Bu ayrım, dilekçedeki hukuki sebep kadar toplanacak delilin türünü de belirler.

Zamanaşımının İki Ayrı Saati

Haksız fiilden doğan taleplerde TBK, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıllık ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık süre öngörür. Sözleşmeden doğan alacaklarda kural on yıllık süre olmakla birlikte, kanunda sayılan bazı alacaklar için beş yıllık süre uygulanır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı süresinin uygulanabileceği de gözden kaçırılmamalıdır.

Senetle İspat Kuralı ve İstisnaları

HMK, belirli bir değerin üzerindeki hukuki işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılar ve bu sınır her yıl güncellenir. Sınırın üzerindeki bir işlemin varlığı tanıkla ispatlanamaz; ancak karşı tarafın açık muvafakati, delil başlangıcı sayılabilecek bir yazılı belgenin bulunması veya senedin alınmasında imkânsızlık hâllerinde tanık dinlenebilir. Uygulamada dosyaların önemli bir kısmı, elde bir yazılı belge bulunmadığı için değil, mevcut belgenin delil başlangıcı olarak sunulmadığı için zayıflar.

Miktarı Belirlemenin Yolları

  • Fatura, dekont ve ödeme kayıtlarının tarih sırasına dizilmesi
  • Yoksun kalınan kazanç için önceki dönem kayıtlarıyla karşılaştırma yapılması
  • Onarım veya yenileme giderleri için birden fazla teklif alınması
  • Teknik konularda bilirkişi incelemesi talebinin baştan ileri sürülmesi
  • Miktarın başlangıçta belirlenemediği hâllerde uygun dava türünün seçilmesi

Zararın tam olarak hesaplanamadığı durumlarda talebin tek bir rakama sıkıştırılması yerine, HMK'nın öngördüğü dava türlerinden uygun olanının tercih edilmesi, sonradan yapılacak artırımın önünü açar.

Ticari Defterler ve Karşı Delil

Taraflardan biri tacirse, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı ispat gücünü doğrudan etkiler. Defterlerin birbirini teyit etmesi kendi lehine delil oluşturabilirken, eksik veya usulsüz kayıt karşı tarafın iddiasını güçlendirir.

İhtarname Neden Önemli?

Temerrüdün başlangıcı, faiz talebinin hangi tarihten itibaren işleyeceğini belirler. Dava açılmadan önce çekilen ve alacağın miktarını açıkça gösteren ihtarname, hem temerrüt tarihini sabitler hem de karşı tarafın bilgisiz olduğu savunmasını ortadan kaldırır.

Buradaki değerlendirmeler genel bilgilendirme niteliğindedir. İspat sınırları ve zamanaşımı süreleri talebin niteliğine göre değiştiğinden, dava açılmadan önce elinizdeki belgelerin bir hukukçuyla birlikte gözden geçirilmesi tavsiye edilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla