İçeriğe geç
AC

Kira Artışı Uyuşmazlığından İcra Yoluyla Tahliyeye Giden Süreç

4 Nisan 2026 Gayrimenkul Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Kira artışına ilişkin anlaşmazlık çoğu zaman tek başına kalmaz; kiracının eksik ödeme yapması veya ödemeyi durdurması hâlinde uyuşmazlık hızla tahliye tartışmasına dönüşür. TBK, TMK ve 634 sayılı Kanun ekseninde bu iki konu ayrı ayrı düzenlenmiş olsa da uygulamada iç içe geçer. Bu nedenle artış talebi yapılırken tahliye aşamasının da hesaba katılması gerekir.

Artış Oranının Sınırı

Konut ve çatılı işyeri kiralarında yenilenen dönem kira bedeli, bir önceki kira yılına ait tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez. Sözleşmede bunun üzerinde bir oran kararlaştırılmış olması, bu sınırı aşan kısım bakımından geçerli sonuç doğurmaz. Taraflar anlaşamazsa kira bedelinin tespiti için dava yolu açıktır.

Kira Tespiti Talebinde Zamanlama

  1. Yeni kira döneminin başlangıcından önceki belirli bir süre içinde ihtar gönderilmesi, tespit edilecek bedelin yeni dönemden itibaren uygulanmasını sağlar.
  2. İhtar gönderilmemişse, dava sonucunda belirlenecek bedelin hangi dönemden itibaren geçerli olacağı değişir.
  3. Beş yıldan uzun süren kira ilişkilerinde bedelin belirlenmesinde farklı ölçütler devreye girer.
  4. İhtarname mutlaka noter aracılığıyla gönderilmeli ve tebliğ belgesi saklanmalıdır.

Ödenmeyen Kira ve Tahliye Hattı

Kira bedeli ödenmediğinde alacaklı, tahliye istemli icra takibi başlatabilir. Bu takipte kiracıya ödeme emri tebliğ edilir ve ödeme için kanunda öngörülen süre tanınır. Süre içinde ödeme yapılmaz ve itiraz da edilmezse, tahliye talebi gündeme gelir. Kiracı bakımından burada iki ayrı süre işler: itiraz süresi ve ödeme süresi. Bu ikisinin karıştırılması, savunma imkânının tümüyle yitirilmesine yol açar.

Delil Eksikliği İki Tarafı Da Vurur

  • Kiraya veren yönünden: ödemelerin hangi aya ait olduğunu gösteren kayıtların bulunmaması, eksik ödeme iddiasını zayıflatır.
  • Kiracı yönünden: açıklamasız yapılan havaleler, elden ödemeler ve makbuzsuz teslimler, ödeme savunmasını dayanaksız bırakır.
  • Her iki taraf yönünden: sözleşmenin imzalı nüshası, depozito kaydı ve teslim tutanağı dosyanın omurgasını oluşturur.
  • Ortak alan giderleri ve aidat sorumluluğu tartışmalıysa, yönetim kayıtları ayrıca temin edilmelidir.

Uyarı

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir ve her kira ilişkisine doğrudan uygulanamaz. Taşınmazın niteliği, sözleşmenin tarihi ve ödemelerin yapılış biçimi sonucu etkilediğinden, ihtar veya takip aşamasına geçmeden önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla