İçeriğe geç
AC

Kira Artışında İhtar: Otuz Günlük Kural ve Geçersiz Bildirim Riski

5 Haziran 2026 Gayrimenkul Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Kira artışı uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı, artış oranından değil bildirimin usulüne uygun yapılmamasından doğar. TBK ve TMK ekseninde, kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda 634 sayılı Kanun da devreye girdiğinden, ihtarın kime, ne zaman ve hangi içerikle gönderildiği sonucu doğrudan etkiler.

Artış Talebinde İhtarın Rolü

Yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak artış, sözleşmede kararlaştırılmışsa kural olarak o hükme göre belirlenir; ancak kanun, konut ve çatılı işyeri kiralarında artışa bir üst sınır getirmiştir. Sözleşmede artış kaydı yoksa veya taraflar anlaşamıyorsa, kiraya verenin yeni bedeli tek taraflı olarak duyurması yeterli değildir; bu durumda kira tespiti yoluna gidilmesi gerekir. Kiracının artışa rağmen eski bedeli ödemeye devam etmesi tek başına temerrüt sonucu doğurmayabilir.

Otuz Günlük Kural

Kira bedelinin tespiti istemli davalarda, yeni dönem başlangıcından en geç otuz gün önce kiracıya bildirimde bulunulmuş olması ya da bu süre içinde davanın açılmış olması, tespit edilecek bedelin yeni dönemin başından itibaren uygulanabilmesi bakımından önemlidir. Bu tarih kaçırıldığında dava hakkı ortadan kalkmaz; fakat tespit edilen bedelin hangi dönemden itibaren geçerli olacağı değişir. Bu ayrım, dosyanın ekonomik sonucunu doğrudan etkiler.

İhtarnamede Sık Yapılan Hatalar

  • Birden fazla kiracı varsa hepsine ayrı ayrı bildirim yapılmaması
  • Kiralananın devri sonrası yeni malikin sıfatını belgelemeden ihtar göndermesi
  • Artış talebi ile tahliye talebinin aynı metinde birbirine karıştırılması
  • Bildirimin ispat edilebilir bir yolla değil, sözlü ya da kayıtsız biçimde yapılması
  • Sözleşmedeki tebligat adresi yerine güncel olmayan adrese gönderim

Uyuşmazlık Büyümeden Kontrol Edilecekler

  1. Sözleşmenin başlangıç tarihi ve yenilenme dönemleri bir takvime çıkarılır.
  2. Geçmiş dönemlerde fiilen uygulanan bedeller banka dekontlarıyla eşleştirilir.
  3. Sözleşmedeki artış maddesinin lafzı ve kanuni üst sınırla uyumu incelenir.
  4. Yürürlükteki geçici düzenlemeler olabileceğinden, artış tavanına ilişkin güncel mevzuat teyit edilir.
  5. Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek dava planlanır.

Değerlendirme

Kira ilişkisinde ödeme düzeni ve yazılı bildirim geçmişi, çoğu zaman bilirkişi raporundan daha belirleyici olur. Bu nedenle her dönem başında yazışmaların arşivlenmesi önerilir. Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar; sözleşmenizin tipi ve yürürlükteki geçici hükümler farklı sonuç doğurabileceğinden, ihtar göndermeden önce bir avukata danışmanız faydalı olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla