İçeriğe geç
AC

Ortaklığın Giderilmesi ve İcra Yoluyla Tahliye: Görev, Yetki ve Süre Haritası

17 Mayıs 2026 Gayrimenkul Hukuku 3 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Bir taşınmaz hem paydaşlar arasında çekişmeliyse hem de kiracıyla arasında ödeme sorunu varsa, ortada tek bir taşınmaz olmasına rağmen birbirinden bağımsız iki ayrı süreç yürür. Ortaklığın giderilmesi talebi ile kira ilişkisinden doğan tahliye talebi farklı mercilerde, farklı usul kurallarıyla ve farklı takvimlerle ilerler. Bu rehber, iki sürecin çakıştığı dosyalarda merci seçimini ve süre yönetimini konu alır.

Aynı Taşınmaz, İki Ayrı Merci

Paydaşlığın sona erdirilmesi talebi, Türk Medeni Kanunu'nun paylaşmaya ilişkin hükümlerine dayanır ve sulh hukuk mahkemesinde görülür. Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takipte ise tahliye istemi icra dairesi üzerinden yürür; takibe itiraz edilmesi veya ödeme yapılmaması halinde uyuşmazlık icra mahkemesinin önüne gelir. Talep dilekçesini yanlış mercie sunmak, davanın esasına girilmeden usulden reddine yol açabilir.

Yetkide Taşınmazın Bulunduğu Yer Kuralı

Ortaklığın giderilmesinde yetki, taşınmazın bulunduğu yere bağlıdır ve taraf iradesiyle değiştirilemez. Kira uyuşmazlıklarında ise sözleşmede yetkili icra dairesi kararlaştırılmış olabilir; ancak konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine getirilen düzenlemelerin geçerliliği ayrıca tartışılır. Paydaşlardan biri başka ilde ikamet ediyor olsa dahi, paylaşma talebi taşınmazın yerinden ayrılmaz.

Kiracı Varken Paylaşma Nasıl İlerler

  • Kira sözleşmesi, paylaşma sürecini kendiliğinden durdurmaz; ancak satış yoluyla paylaşmada taşınmazın kiracılı olması değerlemeyi etkiler.
  • Tahliye takibi paydaşlardan yalnızca biri tarafından başlatılmışsa, diğer paydaşların icazeti veya katılımı gündeme gelebilir.
  • Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle yapılan ihtarda, konut ve çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu uyarınca en az otuz günlük süre tanınması gerekir.
  • Ecrimisil ve kira alacağı talepleri, paylaşma davasından ayrı bir hukuki temele dayanır ve ayrıca ileri sürülür.

Süre Kaybının Telafisiz Olduğu Noktalar

Paylaşma isteme hakkı, kural olarak süreye bağlı olmamakla birlikte, süreç içindeki ara işlemler kısa sürelidir. Satış kararı sonrası ihale aşamasında yapılacak şikayet ve itirazlar, öğrenme veya tebliğ tarihine bağlı dar zaman dilimlerinde ileri sürülmezse hak düşer. Aynı şekilde tahliye takibinde ödeme emrine karşı itiraz süresi geçirildiğinde takip kesinleşir ve savunma imkânı ciddi biçimde daralır.

Bu nedenle dosyada tebligat parçalarının tarih sırasıyla saklanması, elektronik tebligat kayıtlarının düzenli kontrol edilmesi ve her tebliğ için ayrı bir son gün notu tutulması pratikte en etkili koruma yöntemidir.

Merci Seçimini Baştan Doğrulamak

Dilekçe yazımından önce üç sorunun net cevaplanması, sonraki aşamalarda usul kaynaklı kayıpların çoğunu önler: talebin hukuki niteliği paylaşma mı yoksa sözleşmeden doğan tahliye mi, taşınmazın tapu kaydı ile fiili kullanım örtüşüyor mu, ve hangi tarih süreyi başlatıyor. Bu üç başlık netleşmeden yapılan başvurular çoğunlukla ikinci kez açılmak zorunda kalır.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her taşınmazın tapu durumu, paydaş sayısı ve kira ilişkisinin türü sonucu değiştirebilir. Kendi dosyanız için değerlendirme yaptırmadan işlem başlatmamanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla