İçeriğe geç
AC

Hacizde Borçlunun Elindeki Yollar: Şikâyet, İtiraz ve İstihkak Ayrımı

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 92 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Haciz işlemiyle karşılaşan borçlunun ilk refleksi çoğu zaman icra dairesine gidip itiraz ettiğini söylemek olur. Oysa İcra ve İflas Kanunu ile HMK çerçevesinde borçlunun kullanabileceği yollar birbirinden ayrıdır: bir kısmı icra dairesine, bir kısmı icra mahkemesine yöneltilir ve her birinin kendi süresi vardır. Bu rehber, hangi durumda hangi yolun açık olduğunu ve neyin belgelenmesi gerektiğini ele alır.

Önce Takibin Türünü Belirlemek

Elde bir ilam mı, ilamsız takip mi, kambiyo senedine dayalı takip mi olduğu her şeyi belirler. İlamsız takipte ödeme emrine itiraz takibi kendiliğinden durdururken, ilamlı takipte aynı sonuç doğmaz. Kambiyo takibinde ise itiraz icra mahkemesine yapılır ve takibin durması ayrı bir karara bağlıdır. Bu ayrım yapılmadan atılan her adım, süreyi tüketen ama sonuç doğurmayan bir işleme dönüşür.

Üç Ayrı Yol, Üç Ayrı Muhatap

  • Ödeme emrine itiraz: Borcun varlığına veya imzaya yöneliktir; ilamsız takipte icra dairesine yapılır.
  • Şikâyet: İcra dairesinin işleminin hukuka aykırılığına ilişkindir ve icra mahkemesine yöneltilir.
  • İstihkak iddiası: Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiasıdır; malın kimin zilyetliğinde bulunduğuna göre usulü değişir.

Haczedilemezlik İddiasını Belgelemek

  1. Haciz tutanağının bir örneği alınır; hangi malın hangi değerle haczedildiği tespit edilir.
  2. Maaş haczinde kesinti oranının kanuni sınırı aşıp aşmadığı bordro üzerinden kontrol edilir.
  3. Ev eşyasında, borçlunun ve ailesinin yaşamı için gerekli olduğu iddiası somut olarak açıklanır.
  4. Emekli aylığı veya benzeri gelirlerin haczine ilişkin özel korumaların uygulanıp uygulanmadığı incelenir.
  5. Üçüncü kişiye ait mal iddiasında fatura, sözleşme veya kayıt ile mülkiyet ilişkisi gösterilir.

Süre Neden Bu Kadar Belirleyici

İcra hukukundaki süreler kısa ve çoğu kez hak düşürücüdür. Şikâyet, işlemin öğrenildiği andan itibaren işlemeye başlar; süresi geçtikten sonra aynı iddia esastan incelenmez. Uygulamada en sık görülen kayıp, borçlunun icra dairesiyle sözlü görüşmeler yaparak süreyi tüketmesidir. Sözlü başvurular ve telefon görüşmeleri süreyi durdurmaz. Bu nedenle tebliğ tarihi, haciz tarihi ve öğrenme tarihi ayrı ayrı yazılı olarak kayda geçirilmelidir; gün hesapları kanunun yürürlükteki metninden doğrulanmalıdır.

İtirazın Kaldırılması Aşamasına Hazırlık

Ödeme emrine itiraz edildiğinde alacaklının başvuracağı yol itirazın kaldırılması ya da iptali davasıdır. Borçlu açısından bu aşama, itirazda ileri sürdüğü sebeplerin belgeye dayanması gereken andır. Özellikle ödeme savunmasında, dekont ve makbuzların takip konusu alacakla ilişkisinin açıkça gösterilmesi gerekir; açıklamasız transferler çoğu zaman tartışmalı kalır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Takibin türü, haczin konusu ve borçlunun sıfatı izlenecek yolu bütünüyle değiştirebilir; haciz işlemiyle karşılaşıldığında gecikmeden hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla