İçeriğe geç
AC

Hacizde Mal Beyanı ve İtirazın İspatı: İcra Dairesi mi, İcra Mahkemesi mi?

24 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Haciz aşamasında yapılan hataların çoğu, itirazın içeriğinden değil, itirazın yanlış yere yöneltilmesinden kaynaklanır. İcra dairesine yapılması gereken bir talebin mahkemeye, mahkemeye yapılması gereken bir şikâyetin icra dairesine sunulması, İİK'nın kısa süreleri karşısında telafisi güç sonuçlar doğurur. Bu yazı mal beyanı ve haciz ekseninde delil düzenini ele alır.

Mal Beyanının İkili Yüzü

Mal beyanı yalnızca bir bildirim değil, borçlunun kendi aleyhine kullanılabilecek bir belgesidir. Beyanda gösterilen taşınır, alacak veya hak doğrudan haciz konusu yapılabilir; gösterilmeyen ancak sonradan ortaya çıkan mal varlığı ise beyanın gerçeği yansıtmadığı iddiasına zemin hazırlar. Bu nedenle beyan hazırlanırken üçüncü kişilerdeki alacaklar, kira gelirleri ve ortaklık payları dâhil olmak üzere tablo eksiksiz kurulmalı, her kalemin dayanağı dosyada saklanmalıdır.

Haczedilmezlik İddiasında Ne İspatlanır?

Maaş üzerindeki sınır, ev eşyası veya meslek icrası için gerekli araçlara ilişkin iddialar soyut anlatımla kabul edilmez. Uygulamada aranan, malın fiilen ne amaçla kullanıldığını gösteren somut veridir:

  • İşyeri kaydı, ruhsat veya oda kaydıyla mesleki kullanımın gösterilmesi
  • Maaş haczinde bordro ve banka hesap dökümünün birlikte sunulması
  • Emekli aylığı gibi kalemlerde ödemenin kaynağını gösteren kurum yazısı
  • Konutta yapılan hacizde eşyanın kime ait olduğuna dair fatura ve garanti belgeleri

Yolların Ayrıldığı Nokta

Haciz işleminin usule aykırı yapıldığı iddiası şikâyettir ve icra mahkemesine sunulur; süresi kısadır ve gecikmesi iddianın dinlenmemesine yol açar. Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası istihkak prosedürüne tabidir ve kendi usulünü izler. Borcun hiç doğmadığı veya ödendiği iddiası ise icra dosyasının içinde değil, menfi tespit ya da istirdat davasıyla genel mahkemede tartışılır. Satış talebi, kıymet takdirine itiraz gibi işlemlerde muhatap yeniden değişir. Dilekçenin başlığı doğru olsa bile muhatap yanlışsa süre korunmaz.

Takvimi Tek Sayfada Tutmak

Ödeme emrinin tebliği, hacze konu işlemin tarihi, kıymet takdirinin tebliği ve satış ilanı aynı tabloda izlenmelidir. İcra dosyasındaki her tebligat yeni bir süre başlatır; bu tarihler dağınık tutulduğunda itiraz hakkı çoğu kez fark edilmeden tükenir.

Yukarıdaki değerlendirmeler genel çerçeveyi anlatır. Takip türü, alacağın niteliği ve tebligat tarihleri sonucu tamamen değiştirebileceğinden, işlem yapmadan önce dosyanızın ayrıntılarıyla incelenmesinde yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla