İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte Borçlunun Mercii Rehberi: İcra Mahkemesi mi, Genel Mahkeme mi?

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İlamsız takip, elinde mahkeme kararı olmayan alacaklının doğrudan icra dairesinden ödeme emri çıkarttığı yoldur. Borçlu için tehlike, itirazın hangi makama yapılacağının karıştırılmasıdır: bir talep icra dairesine, bir başkası icra mahkemesine, bir diğeri genel mahkemeye aittir. Bu rehber, ödeme emri elinize geçtiği andan itibaren mercii ayrımını netleştirir.

Ödeme Emri Geldiğinde Yapılacak İlk Ayrıştırma

Öncelikle takibin türü belirlenmelidir: adi belgeye dayanan genel haciz yolu mu, kambiyo senedine mahsus takip mi, yoksa kiralanan taşınmazın tahliyesine yönelik takip mi. İİK bu üç yolda itiraz mercii ve usulünü farklı düzenlediğinden, yanlış sınıflandırma doğru içerikli bir dilekçenin bile sonuçsuz kalmasına yol açar.

Hangi İtiraz Nereye Yapılır

Genel haciz yolunda borca ve imzaya itiraz icra dairesine verilir; itiraz takibi kendiliğinden durdurur ve alacaklı itirazın kaldırılması ya da iptali için harekete geçmek zorunda kalır. Kambiyo senetlerine mahsus takipte ise itiraz icra mahkemesine yapılır ve takip kural olarak kendiliğinden durmaz. Şikâyet niteliğindeki işlemler, örneğin memur muamelesinin usule aykırılığı, icra mahkemesinin konusudur.

Borçlunun Elindeki Savunma Araçları

  • Borcun ödendiği, ertelendiği veya takas edildiği yönündeki itirazlar
  • Zamanaşımı savunması
  • Takip dayanağı belgedeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası
  • Haczedilemez mal ve gelirlere ilişkin şikâyet
  • İcra takibinin kötüye kullanıldığı hâllerde menfi tespit yolu

Menfi Tespit ve İstirdat: Genel Mahkemenin Alanı

Borçlu olmadığını ileri süren kişi, takip devam ederken menfi tespit davası açabilir; ödeme yapıldıktan sonra ise istirdat yolu gündeme gelir. Bu davalar icra mahkemesinin değil, uyuşmazlığın esasına bakan genel mahkemenin görev alanındadır ve tutara göre asliye hukuk ya da sulh hukuk arasında paylaşılır. Takibin durdurulması için ayrıca tedbir talebinin gerekçelendirilmesi gerekir.

Ödeme Planı ile İtiraz Yolu Arasındaki Seçim

Uygulamada borçlular çoğu zaman alacaklıyla taksit görüşmesi yapıp itiraz süresini geçirir. Oysa süre içinde itiraz etmemek, borcun kesinleşmesi ve haciz aşamasına geçilmesi sonucunu doğurur. Doğru sıralama şudur: önce süresi içinde itiraz veya şikâyet, ardından paralel biçimde ödeme görüşmesi. Anlaşma sağlanırsa haricen tahsil beyanı ve takibin akıbeti dosyaya yazılı olarak yansıtılmalıdır; sözlü mutabakat, sonradan ispat sorununa dönüşür.

Bu açıklamalar genel bilgi amacıyla kaleme alınmıştır. Takip türü, tebligat tarihi ve dayanak belgenin niteliği elinizdeki dosyada farklı sonuç doğurabileceğinden, ödeme emrini kısa süre içinde bir hukukçuyla değerlendirmeniz önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla