İçeriğe geç
AC

İcra Satış Aşamasında Borçlunun Hakları: İtirazın Zamanı ve Delili

23 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 91 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Takip kesinleştikten sonra borçlunun elindeki imkânlar daralır, ancak tamamen ortadan kalkmaz. Satış aşaması, süresi kısa ama etkisi büyük itiraz yollarının bulunduğu bir dönemdir. Bu rehber İİK ve HMK ekseninde, satış sürecinde borçlunun kullanabileceği yolları ve bunların delil karşılıklarını ele alır.

Kıymet Takdiri: İtirazın Delili Rapordur

Taşınmaz ya da taşınırın değerinin düşük belirlenmesi, satış bedelini doğrudan etkiler. Kıymet takdirine itiraz edilirken salt "değer düşük" demek sonuç vermez; itirazın emsal bilgilerle, imar durumuyla ve taşınmazın fiziki özellikleriyle desteklenmesi gerekir. Bu aşamada alınacak özel değerleme raporu, itirazın somut dayanağını oluşturur. Kıymet takdirine süresinde itiraz edilmemesi, ilerideki ihalenin feshi taleplerinde borçlunun elini zayıflatır.

Tebligat ve Satış İlanı Denetimi

Satış sürecindeki usulsüzlüklerin önemli bir bölümü tebligatta ortaya çıkar. Adresin doğruluğu, tebliğ mazbatasındaki şerhler ve ilanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı tek tek incelenmelidir. Dosyada şu kayıtların örneği alınmalıdır:

  • Ödeme emri ve satış ilanına ilişkin tüm tebliğ evrakı
  • Adres kayıt sistemine yapılan sorguların tarihleri
  • İlanın yapıldığı mecra ve tarihe ilişkin kayıt
  • Kıymet takdiri raporunun tebliğine dair belge

Haczedilmezlik ve Meskeniyet İddiası

Borçlunun haline uygun konut iddiası ile mesleğinin icrası için gerekli eşya iddiası, ayrı ayrı ispat gerektirir. Konut iddiasında ailenin durumu, gelir düzeyi ve taşınmazın nitelikleri; meslek eşyası iddiasında ise faaliyetin fiilen yürütüldüğü belgelenmelidir. Bu iddialar için öngörülen sürenin, haczin öğrenildiği andan itibaren işlediği gözden kaçırılmamalıdır.

İhalenin Feshi mi, Borçla Uzlaşma mı?

Satıştan önce alacaklıyla yapılacak bir ödeme yapılandırması, çoğu dosyada malın elden çıkmasını önleyen en hızlı yoldur; ancak yazılı hale getirilip dosyaya bildirilmediğinde takip kendiliğinden durmaz. Buna karşılık usulsüzlük iddiası güçlüyse, ihalenin feshi yolu satış sonrasına bırakılmadan hazırlanmalı; fesih sebepleri satış öncesinde tespit edilip belgelenmelidir. İki yol arasındaki seçim, malın piyasa değeri ile borcun tutarı arasındaki farka göre yapılmalıdır.

Burada anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır. Her icra dosyasının haciz tarihi, takip türü ve tebligat geçmişi farklıdır; adım atmadan önce dosya örneğinin incelenmesi ve hukuki görüş alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla