İçeriğe geç
AC

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Kesin Yetki ve Sulh Hukuk Mahkemesi: İhtar ve Tapu Kaydı Eksikliği

24 Mart 2026 Gayrimenkul Hukuku 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Paylı mülkiyete konu bir taşınmazda anlaşma sağlanamadığında ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelir. Bu davada usul, esasa dair tartışmayı büyük ölçüde belirler: dava yanlış yer mahkemesinde açıldığında ya da paydaşlardan biri dışarıda bırakıldığında dosya baştan kurulmak zorunda kalır.

Görev ve Kesin Yetki

Ortaklığın giderilmesi talepleri sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Taşınmazın aynına ilişkin bu davada yetki taşınmazın bulunduğu yer mahkemesine aittir ve bu yetki kesindir; taraflar aksini kararlaştıramaz, mahkeme resen gözetir. Birden fazla ilçede taşınmaz varsa her taşınmaz için ayrı dosya kurulması gerekebilir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bir yapıda bağımsız bölüm söz konusuysa, önce kat mülkiyetine geçilebilirliğin tartışılması dosyanın seyrini değiştirir.

Tüm Paydaşların Davada Yer Alması Zorunluluğu

Bu dava, sonucu itibarıyla tüm paydaşları birlikte etkilediğinden zorunlu dava arkadaşlığı doğurur. Paydaşlardan biri vefat etmişse mirasçılarının tespiti, yurt dışında ise tebligatın usulüne uygun yapılması gerekir. Tapuda kayıtlı malik ile fiilî kullanan farklıysa, bu ayrım dilekçede açıklanmalıdır. Eksik taraf teşkili, yargılamanın ilerlemiş aşamasında fark edildiğinde geçen süre tamamen kaybedilir.

İhtarın Rolü: Zorunluluk mu, Strateji mi

Ortaklığın giderilmesi talebi için önceden ihtar çekilmesi bir dava şartı değildir. Buna karşılık ihtar iki bakımdan işlevlidir: paydaşlar arasında rızai taksim imkânını yazılı biçimde ortaya koyar ve taşınmazı tek başına kullanan paydaşa karşı ecrimisil talebinin dayanağını oluşturur. Kira ilişkisi bulunan bir taşınmazda ise ihtarın içeriği ve tebliğ tarihi, TBK kapsamındaki taleplerin başlangıcını belirler. Bu nedenle ihtarın metni, sonraki davaların iddiasını daraltmayacak şekilde yazılmalıdır.

Dosyaya Girmediğinde Sonucu Değiştiren Belgeler

  1. Güncel tapu kaydı, takyidat listesi ve varsa şerhler
  2. İmar durumu, çap ve ada parsel bilgisi ile yapı ruhsatı örneği
  3. Aynen taksimin mümkün olup olmadığına ışık tutacak ölçüm ve krokiler
  4. Taşınmaz üzerindeki muhdesatın kime ait olduğunu gösteren belgeler
  5. Kullanım biçimini ortaya koyan fatura, abonelik ve kira sözleşmeleri

Muhdesat iddiası ayrı bir ispat konusudur ve satış bedelinin paylaştırılmasını doğrudan etkiler. Bu iddianın davanın başında ileri sürülmesi, sonradan gündeme getirilmesine göre çok daha güçlü sonuç verir.

Son Değerlendirme

Aynen taksim mi satış yoluyla giderme mi tercih edileceği, taşınmazın niteliğine ve paydaş sayısına göre değişir. Buradaki açıklamalar genel bilgi verir; taşınmazınızın imar ve tapu durumu sonucu belirleyeceğinden, dava öncesinde kayıtların bir hukukçuyla incelenmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla