Kira ilişkisinin sona erdirilmesinde icra dairesi üzerinden yürütülen tahliye yolu hızlı görünse de, dar bir inceleme alanına sahiptir. Türk Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve 634 sayılı Kanun ile şekillenen bu uyuşmazlıklarda sonucu belirleyen şey, tarafların anlattıkları değil dosyaya konabilen belgelerdir. Delil eksikliği burada çoğu zaman takibin tümüyle sonuçsuz kalmasına yol açar.
Tahliyenin Hangi Yolla İsteneceği
Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle yürütülen icra takibi ile tahliye taahhüdüne dayanan takip, birbirinden farklı belge setleri gerektirir. Birincisinde ödenmeyen dönemler ve ödeme emrine karşı borçlunun tutumu öne çıkarken, ikincisinde taahhüdün düzenlenme tarihi ve kiracının imzası tartışmanın merkezine oturur. Hangi yolun seçileceği, elde bulunan belgeye göre kararlaştırılmalıdır.
İhtar ve Tebligatın Belgelenmesi
Tahliye sürecinde en sık kaybedilen delil, bildirimin kendisidir. Şunlar dosyada bulunmalıdır:
- İhtarnamenin tam metni ve tebliğ edildiğine dair belge
- Ödeme emrinin kiracıya tebliğ tarihini gösteren kayıt
- Kira sözleşmesinin imzalı asıl nüshası veya okunabilir sureti
- Kira ödemelerinin banka üzerinden akışını gösteren döküm
İcra Mahkemesinde Sınırlı İnceleme
İcra mahkemesi, tahliye talebini geniş bir yargılamayla değil, sınırlı ve belgeye dayalı biçimde inceler. Bu nedenle karmaşık maddi vakıa tartışmaları, örneğin kira bedelinin sözlü olarak değiştirildiği iddiası, bu aşamada çoğunlukla çözülemez. Böyle bir çekişme öngörülüyorsa, genel mahkemede görülecek dava seçeneği baştan değerlendirilmelidir.
Kiracının Karşı Delilleri
Kiracı tarafında en etkili savunma araçları; ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını gösteren kayıtlar, kiraya verenin ödemeyi kabul ettiğini gösteren yazışmalar, taahhüdün sözleşmeyle aynı anda alındığı iddiasını destekleyen belgeler ve tebligatın usulsüz olduğunu ortaya koyan adres kayıtlarıdır. Bu belgeler süresi içinde sunulmadığında, sonraki aşamada dinlenme imkanı daralır.
Değerlendirme
Bu içerik genel bilgi amaçlıdır. Kira sözleşmesinin türü, taşınmazın niteliği ve tarafların önceki uygulamaları sonucu değiştirebilir. Tahliye gibi geri dönüşü güç bir sonuç doğuran süreçlerde, adım atmadan önce hukuki görüş almanız önerilir.