İçeriğe geç
AC

İşe İade Sürecinde Bir Aylık Süre: Arabuluculuk Başvurusu ve Dava Takvimi

8 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İşe iade, iş hukukunun en katı takvimine sahip taleplerinden biridir. 4857 sayılı Kanun, iş güvencesi kapsamındaki işçiye fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde harekete geçme yükümlülüğü yükler. 7036 sayılı Kanunla birlikte bu süre içinde yapılması gereken işlem, doğrudan dava açmak değil arabulucuya başvurmaktır.

Bir Aylık Süre Ne Zaman Başlar?

Başlangıç anı, feshin işçiye bildirildiği tarihtir. Uygulamada tartışma yaratan noktalar şunlardır:

  • İhbar öneli verilerek yapılan fesihlerde sürenin, önelin bittiği gün değil bildirimin yapıldığı gün başlaması.
  • Tutanakla yapılan ve işçinin imzadan kaçındığı bildirimlerde tutanak tarihinin esas alınması.
  • Sözlü feshin ardından gönderilen yazılı bildirimde, hangi tarihin fesih anı sayılacağı.
  • İşçinin istifaya zorlandığı iddiasında, ibraname ve istifa dilekçesi tarihlerinin ayrı ayrı incelenmesi.

Kapsam Kontrolü Baştan Yapılmalı

Her fesih işe iade talebine konu olmaz. İşyerinde çalışan sayısı, işçinin kıdemi, iş sözleşmesinin türü ve işveren vekili sıfatı bu kapsamı belirler. Kapsam dışı bir dosyada işe iade yerine kötüniyet tazminatı veya ayrımcılık tazminatı gündeme gelebilir. Bu değerlendirme başvurudan önce yapılmazsa, bir aylık süre kapsam tartışmasıyla tükenebilir.

Arabuluculuktan Sonraki İki Haftalık Pencere

Görüşmede anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu ikinci pencere ilkinden daha kısadır ve pratikte daha sık kaçırılır. Son tutanağın bir örneğinin görüşme günü teslim alınması, tarihin sonradan tartışmaya açılmasını önler. Anlaşma sağlandığı takdirde ise tutanağın içeriği, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacağını kapsayacak açıklıkta yazılmalıdır; muğlak metinler ileride ayrı bir uyuşmazlık doğurur.

Muhatabın Doğru Belirlenmesi

Alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde davanın yalnız birine yöneltilmesi, sonuç alınmasını güçleştirir. Muvazaa iddiası varsa asıl işveren ile alt işverenin birlikte hasım gösterilmesi gerekir. Şirket unvanının değiştiği, işyerinin devredildiği veya işçinin grup şirketleri arasında dolaştırıldığı dosyalarda, hizmet dökümü ve bordro kayıtları üzerinden gerçek işverenin tespiti başvurudan önce tamamlanmalıdır.

Dosyayı Taşıyan Belgeler

  1. Fesih bildirimi ve varsa savunma istem yazısı.
  2. SGK hizmet dökümü ve işten ayrılış bildirgesindeki kod.
  3. Bordrolar, puantaj ve fazla çalışma kayıtları.
  4. İşyerindeki çalışan sayısını gösteren veriler.
  5. Performans veya disiplin gerekçesi ileri sürülmüşse buna ilişkin tüm yazışmalar.

Fesih gerekçesinin sonradan değiştirilemeyeceği kuralı, işverenin bildirimde yazdığı sebeple bağlı kalmasını sağlar; bu nedenle bildirim metni dosyanın en değerli belgesidir. 5510 ve 6331 sayılı kanunlardan doğan bildirim ve yükümlülükler de aynı olayda paralel sonuçlar doğurabilir. Buradaki bilgiler genel niteliktedir; süre hesabı ve kapsam değerlendirmesi için fesih bildirimiyle birlikte hukuki görüş alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla