İçeriğe geç
AC

Ortaklığın Giderilmesinde Tespit Davası: Süre ve Usul Kurgusu

4 Nisan 2026 Gayrimenkul Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Paylı veya elbirliği mülkiyetine konu bir taşınmazda taraflar anlaşamadığında akla ilk gelen çözüm ortaklığın giderilmesidir. Ancak dava açılmadan önce çoğu dosyada cevaplanması gereken bir soru vardır: taşınmazın fiilî durumu, tapu kaydı ve kullanım biçimi birbirini tutuyor mu? Tespit davası tam da bu noktada, ana davanın kaderini belirleyen hazırlık aracı olarak devreye girer.

Delil Tespiti Neden Ana Davadan Önce Gelir

Yapının mevcut hâli, ilaveler, kira geliri getiren bölümler ve zeminin kullanım biçimi zamanla değişir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamındaki delil tespiti, mevcut durumun kayıt altına alınmasını sağlar. Yıkım, tadilat veya işgal riski varsa tespit talebi gecikmeden yapılmalıdır; sonradan yapılan keşif, ortadan kalkmış bir durumu geri getiremez. Tespit tutanağı ve teknik rapor, ortaklığın giderilmesi davasında değer ve taksim tartışmasının zeminini oluşturur.

Taksim mi, Satış mı

Türk Medeni Kanunu, ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesine öncelik tanır; aynen bölünme mümkün değilse ya da paydaşlar için önemli kayıp doğuracaksa satış yoluyla giderilmeye gidilir. Kat mülkiyetine geçiş imkânı varsa 634 sayılı Kanun çerçevesinde bu seçenek de değerlendirilmelidir; bağımsız bölüm oluşturmaya elverişli bir yapıda kat mülkiyeti kurulması, satışa göre çoğu zaman daha az değer kaybı doğurur. Talep dilekçesinde bu seçeneklerin sıralı biçimde yazılması, mahkemenin hangi ihtimali önce değerlendireceğini belirler.

Dava Öncesi Kontrol Listesi

  • Güncel tapu kaydı, takyidat ve varsa şerhler
  • İmar durumu, yapı kayıt belgesi ve ruhsat bilgileri
  • Tüm paydaşların kimlik ve adres bilgileri; ölmüş paydaş varsa mirasçılık belgesi
  • Kira sözleşmeleri ve fiilî kullanım durumunu gösteren belgeler
  • Taşınmaz üzerindeki muhdesat iddialarına ilişkin fatura, ruhsat ve tanık listesi

Görev, Yetki ve Taraf Teşkili

Ortaklığın giderilmesi davası sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın bulunduğu yerde görülür. Bu kural sözleşmeyle değiştirilemez. Davanın en sık takıldığı yer ise taraf teşkilidir: tüm paydaşların davada yer alması zorunludur, eksik paydaşla yürüyen dosya sonuç doğurmaz. Paydaşlardan biri vefat etmişse mirasçıların tamamının davaya dahil edilmesi gerekir; bu da tebligat sürecini uzatan başlıca nedendir.

Tebligat Gecikmesini Yönetmek

Adresi bilinmeyen paydaşlar için adres araştırması ve gerektiğinde ilanen tebligat aşamaları planlanmalıdır. Her duruşma arasında tebligatın akıbetinin takip edilmesi, dosyanın yıllara yayılmasını önler. Muhdesat iddiası varsa bunun ayrı bir yargılamayı gerektirip gerektirmediği baştan değerlendirilmeli; aksi hâlde satış aşamasında beklenmedik bir duraklama yaşanır.

Bu yazı genel bir çerçeve sunar. Taşınmazın imar durumu, paydaş sayısı ve üzerindeki hukuki yükler dosyanın seyrini değiştirir; adım atmadan önce kayıtların bir hukukçuyla incelenmesinde fayda vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla