Maaş haczi borçlunun aylık gelirine doğrudan dokunduğu için, itiraz kararının hem hızlı hem de doğru yolda verilmesi gerekir. Bu rehber; İcra ve İflas Kanunu ile HMK çerçevesinde maaş haczine karşı hangi yolun seçileceğini, sürelerin nasıl takvime bağlanacağını ve uzlaşma ile dava arasındaki tercihin hangi verilere dayanması gerektiğini ele alır.
Önce yol ayrımı: itiraz mı, şikâyet mi
Maaş haczine gösterilen tepkiler tek bir kalıba sığmaz. Borcun kendisine ya da takibin dayanağına karşı çıkılıyorsa ödeme emrine itiraz; haczin uygulanma biçimi, kesinti oranı veya haczedilemezlik iddiası söz konusuysa icra mahkemesine şikâyet gündeme gelir. Yanlış yolun seçilmesi esasa girilmeden ret sonucunu doğurur ve bu sırada asıl süre tükenir.
Ayrımı netleştiren üç soru
- İtirazın konusu borcun varlığı mı, kesintinin usulü mü?
- Haciz müzekkeresi işverene ne zaman ulaştı, ilk kesinti hangi bordroda göründü?
- Ücretin haczedilemeyen kısmına dokunulmuş mu, birden fazla dosya sıraya mı girmiş?
Süre takvimi: son günü değil, tetikleyici olayı yazın
Sağlıklı bir plan, yalnızca bitiş tarihini değil süreyi başlatan olayı da kayda geçirir. Ödeme emrinin tebliği, haciz ihbarnamesinin işverene ulaşması, ilk kesintinin bordroya yansıması ve borçlunun fiilen öğrendiği tarih ayrı satırlarda tutulmalıdır. İcra ve İflas Kanunu hem ödeme emrine itiraz hem de icra mahkemesine şikâyet için kısa süreler öngörür; uygulamada bu süreler çoğunlukla gün hesabı yapılmadığı için kaybedilir. Tebligatın usule uygunluğu da ayrıca denetlenmelidir, çünkü usulsüz tebligat sürenin işlemeye başladığı anı değiştirebilir.
Uzlaşma ile dava arasındaki karar eşiği
Alacaklıyla taksitlendirme görüşülürken itiraz süresinin durmadığı sıkça gözden kaçar. Uzlaşma ihtimali güçlü olsa bile, süresi içinde itirazın yapılıp müzakerenin paralel yürütülmesi daha güvenli bir yoldur. Tercihte şu ölçütler tartılır: borcun tartışmasız kısmının payı, kesintinin geçimi ne ölçüde zorlaştırdığı, faiz ve takip masraflarının artış hızı, alacaklının tahsil beklentisinin gerçekçiliği.
İtiraz dilekçesini zayıflatan kurgular
- Talebin yalnızca haczin kaldırılması biçiminde yazılıp kesinti oranının indirilmesi gibi alternatif istemin eklenmemesi.
- Bordro, banka hesap dökümü ve işveren yazışmasının dilekçeye ek yapılmaması.
- Birden çok icra dosyası varken sıra ilişkisinin ve derdest takiplerin açıklanmaması.
- Bakmakla yükümlü olunan kişiler gibi somut verilerin belgeye bağlanmaması.
Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir; her dosyada takibin türü, tebligat tarihleri ve kesinti kayıtları sonucu değiştirebilir. Kendi dosyanız için adım atmadan önce belgelerinizle birlikte bir hukukçuya danışmanız yerinde olur.