İçeriğe geç
AC

Mal Rejimi Tasfiyesinde Geçici Tedbir: Görevli Mahkeme ve Yetki Analizi

18 Haziran 2026 Aile Hukuku 3 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler çoğu zaman boşanma dosyasının gölgesinde kalır. Oysa taraflardan birinin taşınmazı devretmesi ya da banka hesaplarını boşaltması ihtimali gündeme geldiğinde, sorunun cevabı doğrudan şudur: bu tedbiri kim, hangi mahkemeden isteyecek? Yanlış mercie yapılan başvuru, tedbir kararı gelene kadar malvarlığının el değiştirmesine yol açabilir.

Tasfiye Talebi Hangi Mahkemenin Önündedir

Mal rejiminden kaynaklanan uyuşmazlıklar Türk Medeni Kanunu kapsamındadır ve 4787 sayılı Kanunla kurulan aile mahkemelerinin görev alanına girer. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar; bu ayrım usul açısından önemlidir çünkü dosyanın kurulduğu sıfat, sonradan yapılacak itirazların da zeminini belirler.

Görev kuralları kamu düzenindendir; tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez. Bu nedenle katılma alacağı, değer artış payı veya kişisel mal iddiası içeren bir talebin genel hukuk mahkemesinde açılması, esasa hiç girilmeden görevsizlikle sonuçlanabilir.

Geçici Tedbir İçin Doğru Kapı

Uygulamada üç ayrı tedbir kanalı karıştırılır ve karışıklık en çok burada zarar verir:

  • Malvarlığına yönelik ihtiyati tedbir: tasfiye davasına bakan aile mahkemesinden istenir; tapu ve banka kayıtlarına şerh bu yolla sağlanır.
  • Boşanma davası süresince alınan geçici önlemler: nafaka, barınma ve çocuklara ilişkin düzenlemeler dava sırasında aynı mahkemeden talep edilir.
  • Şiddet ve korunma tedbirleri: 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler ayrı bir usule tabidir; mali tasfiyeyle karıştırılmamalıdır.

Malvarlığı kaçırma riskine karşı istenecek tedbirin 6284 kapsamındaki korunma talebiyle aynı dilekçede toplanması, iki talebin de gecikmesine yol açabilir.

Yetki Boyutu ve İtiraz Riski

Boşanma ile birlikte açılan tasfiye taleplerinde yetki, boşanma davasının yetki kuralına bağlanır. Boşanma kesinleştikten sonra bağımsız olarak açılan tasfiye davalarında ise davalının yerleşim yeri esas alınır. Taşınmazın bulunduğu yerde dava açma alışkanlığı, mal rejimi davalarında sık görülen ve yetki itirazına davetiye çıkaran bir hatadır; çünkü buradaki talep aynî değil, kişisel nitelikte bir alacak talebidir.

Başvuru Öncesi Kontrol Listesi

  1. Talebin katılma alacağı mı, kişisel mal iddiası mı, aynî bir istem mi olduğu netleştirilir.
  2. Boşanma dosyasının derdest olup olmadığı ve kesinleşme tarihi tespit edilir.
  3. Tedbir talebinin dayanağı somut delille desteklenir; soyut kaygı beyanı tek başına yeterli görülmeyebilir.
  4. Tapu, trafik ve banka kayıtlarına ilişkin araştırma talepleri dilekçede ayrı ayrı yazılır.
  5. Teminat yatırılması ihtimali için hazırlık yapılır.

Zamanlamanın Belirleyiciliği

Mal rejimi tasfiyesinden doğan alacaklarda uygulanacak zamanaşımı süresi öğretide ve uygulamada tartışmalıdır. Bu belirsizlik tek başına talebin geciktirilmemesi için yeterli bir gerekçedir. Kesinleşme tarihinin dosyaya erken konulması ve taleplerin bu tarihe göre kurgulanması, ileride süre savunmasıyla karşılaşma ihtimalini azaltır.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her evliliğin mal varlığı yapısı farklıdır. Tedbir ve tasfiye stratejisinin dosyanızdaki tapu, banka ve kazanç kayıtları incelenerek kurulması için bir avukatla çalışmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla